Türkiye Giyim sektöründe Dünya lideri olma yolunda hızla ilerliyor.

ABD'nin çin ile yaşadığı problem Türkiye'ye yarıyor. Giyim ve ev tekstili alanlarında dünya ihracatında önemli yer tutan Çin ABD ile yaşadığı sorunlardan dolayı tahtını Türkiye'ye kaptırabilir. Eğer zamanında ve yeterli nitelikte hazırlanıp başarabilirsek ABD ve Avrupa'nın çin'e akıttığı kaynaklar Türkiye'ye gelecek.

Türkiye Giyim sektöründe Dünya lideri olma yolunda hızla ilerliyor.
  • 31 Temmuz 2020, Cuma 13:57

AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Karasu, dünya moda  endüstrisinde hiçbir şeyin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından önceki  gibi olmayacağını, yeni dinamiklerin iş ve ticareti baştan kurgulamayı zorunlu  hale getirdiğini söyledi.

Karasu, salgınının Türk moda endüstrisine hasar vermekle birlikte yeni  fırsatları da beraberinde getirdiğini vurgulayarak, "ABD'nin Çin'e alternatif  arayışı ve Avrupa gibi büyük bir pazara yakınlığımız Türkiye'yi yeni dönemin en  avantajlı ülkelerinden biri yapıyor. Önümüzdeki yıl Avrupa ve ABD'nin gözü  Türkiye'de olacak. Eğer iyi hazırlanabilirsek tarihi bir başarı elde edebiliriz.  Türk hazır giyim sektörü salgın sürecinden güçlenerek çıkacak." diye konuştu.
 
Nakit sıkışıklığı çeken sektöre ilk yılı ödemesiz 3-4 yıl vadeli kredi  desteği verilmesi önerisinde bulunan Karasu, bunun gerçekleşmesi durumunda Çin'in  170 milyar dolarlık hazır giyim pastasından büyük bir pay alabileceklerini, kısa  sürede istihdam ve ihracatlarını iki katına çıkarabileceklerini ifade etti.
 
Karasu, Türkiye ekonomisi için stratejik önemi bulunan hazır giyim  sektörünün salgın nedeniyle küresel pazarların kapanmasından hemen önce  istihdamda ve kapasite kullanımında zirvede bulunduğuna dikkati çekerek, şunları  kaydetti: 
"Hazır giyim endüstrisi olarak yüzde 87 yerli girdi kullanarak üretim  yapıyoruz. Ülkemize her yıl 15-16 milyar dolar net döviz kazandırıyoruz. İmalat  sanayisinde en yüksek istihdamı sağlayan üç sektörden biriyiz. İstihdamın yüzde  65'ini kadınlar oluşturuyor. Şubat 2020'de 592 bin 500 kişiyle istihdam rekorunu  yeniledik. Kapasite kullanımında ise yüzde 85'lerdeydik. Salgınla birlikte çok  sert bir fren yaptık. Kapasite kullanımımız nisanda yüzde 47'ye, mayısta yüzde  38'e indi. Haziranda yukarı doğru ivme başladı ve yüzde 47,7'yi, ardından  temmuzda yüzde 60,3'ü gördük, Kapasite kullanımında yüzde 70'in altı zarar  anlamına geliyor ve sektör olarak 4 aydır zarar yazıyoruz. Yüzde 70'in üzerini  eylülde görebileceğimizi tahmin ediyoruz."
 
"Bu yılı ihracatta 15 milyar doların üzerinde tamamlayacağımıza  inanıyorum"
Hadi Karasu, salgının ilk aylarında iç pazarda ciddi bir daralmayla  karşı karşıya kaldıklarını belirterek, yurt içinde aylık 8-9 milyar lira olan  kredi kartıyla hazır giyim harcamalarının nisanda 2 milyar liraya kadar  gerilediğini anlattı.
 
İhracatta da üç aylık dramatik düşüşün ardından haziranda ibreyi  yukarı çevirdiklerine işaret eden Karasu, haziranda yabancı markaların  stoklardaki ürünleri çekmesinin ve maske ile koruyucu giysilere yoğun talebin  etkisiyle ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25 arttığını anımsattı.
 
Karasu, hazirandaki bu artışa rağmen ilk yarıyı yüzde 19,8 ekside  kapattıklarını aktararak, "Temmuzda da işler umduğumuzdan daha iyi gitti.  Verilere bakılırsa bu ayı da geçen yılla başa baş kapatacağız gibi görünüyor.  2020'nin tamamını ise bizim için psikolojik eşik olan 15 milyar doların üzerinde  tamamlayacağımıza inanıyorum. Yurt içi perakende de yüzde 20-25 daralma  bekliyoruz. Yaşadıklarımıza bakıldığında bu senaryoyu 'kötünün iyisi' olarak  değerlendirebiliriz." ifadelerini kullandı.
 
"Avrupa'da medikal ürünlerin üretimi konusunda ciddi bir boşluk var"
Hadi Karasu, kamu ve özel sektörün zorlu süreçte örnek bir dayanışma  sergilediğinden bahsederek, Kısa Çalışma Ödeneği sayesinde istihdamı korumaya  çalıştıklarını, Eximbank ve diğer kamu bankalarının   verdiği kredilerin sektöre  nefes aldırdığını kaydetti.
 
TGSD'nin yurt dışındaki sektör kuruluşları ve markalarla yürüttüğü  mektup diplomasisi sayesinde haziranda stoktaki ürünlerin büyük ölçüde  çekildiğini anlatan Karasu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Stoklar bizim kabusumuzdu, süreci çok iyi yönettiğimizi  söyleyebilirim. Stok ürünlerin yanı sıra ilk yarıda maske ve koruyucu giysi  ihracatımızdaki yüzde 1.000'e yakın artışın da altını çizmem gerekiyor. Bu süreç  bize Avrupa'da medikal ürünlerin üretimi konusunda ciddi bir boşluk olduğunu  gösterdi. Başkan Yardımcısı olduğum Euratex'te Avrupa'nın medikal ürün ihtiyacını  karşılayacak bir üs kurulmasını ve Türkiye olarak buna aday olduğumuz söyledim.  Ayrıca TGSD bünyesinde yeni bir çalışma  grubu oluşturduk. Bu grup aracılığıyla  kamu, üniversite, özel sektör, laboratuvarlar,  denetim-akreditasyon-standardizasyon kuruluşlarını birlikte çalıştırıp medikal  tekstil ve hazır giyim alt sektörü oluşturmak, bu alanda yatırım yapmak isteyen  firmaları kümelendirerek ülkemize organize yeni bir alan kazandırmak için yoğun  mesai harcıyoruz."
 
"Hızlı ama sezon temelli üretime geçilmesi gerek"
Hadi Karasu, salgın döneminde küresel markaların ucuz ama uzak  ülkelerden tedarik ve uzun dönemli stok yapmanın çok daha büyük finansal  kayıplara ve yıkımlara neden olabileceğini tecrübe ettiğini, bu nedenle artık  ihtiyaçların yakın ülkelerden tedarik edileceğini anlattı.
 
Salgının, sektöre hızlı ama sezon temelli üretime geçilmesi  gerektiğini öğrettiğini aktaran Karasu, "Dolayısıyla üçer aylık veya daha kısa  aralarla koleksiyon yapan bir ülke formatına bürünmemiz gerekiyor. Bunu  yaptığımız zaman bölgenin en güçlü stratejik tedarik partneri konumlanmamızı  sürdürülebilir hale getirebilir, uzak diyarlardan sağlanan ürünleri de tedarik  etmek suretiyle ihracatımızı hızla yükseltebiliriz." dedi.
 
Karasu,sektör olarak atılması gereken adımlardan da bahsederek,  şunları kaydetti:
"ABD pazarı için bu?yu?k üretim ölçekleri yaratılmalı. AB pazarında  ise esnek, yalın, hızlı, ku?c?u?k parti üretim kapasitesi etkinliği arttırılmalı.  Yeşil ve güvenli üretim sertifikası kullanımı sağlanmalı. AB ile Gu?mru?k Birliği  Anlas?ması yenilenmeli ve serbest ticaret anlaşmaları aynı anda yu?ru?rlu?g?e  girmeli. ABD ile gümrüksüz ticaretin önü açılmalı. Girdi tedarikinde iyileşmeler  hayata geçirilmeli. Yurt içinde yeterli üretimi olmayan girdilerin ithalatı  üzerindeki vergileri ve DIR kaldırılmalı. Yurt dıs?ı ve yurt ı?c?ı? lojistik  olanakları iyileştirilmeli. Dijital alt yapı iyileştirilerek elektronik ticaret  satış kanalı yeni bir büyüme alanı olarak ülke ve sektör stratejimizin ilk  sıralarına yazılmalı, ülke genelinde bir seferberlikle yaygınlas?tırılmalı. Ev  ödevlerimizi tamamlayabilmemiz için acil yatırım yapmak ve büyük ölçekli üretimi  ülke geneline yaymak durumundayız."
 
"İstanbul Moda Konferansı bu yıl ilk kez online düzenlenecek"
Hadi Karasu, salgınla birlikte dijitalleşmenin öneminin çok daha iyi  anlaşıldığını, mart ayından bu yana yurt içindeki ve yurt dışındaki iş ortakları  ile tüm süreçleri sanal ortamda gerçekleştirdiklerini söyledi.
 
Toplantıların, koleksiyon tanıtımlarının, hatta defilelerin dijital  ortamda gerçekleştirildiğini hatırlatan Karasu, TGSD'nin prestij organizasyonu  İstanbul Moda Konferansı'nı da bu yıl 8-9 Ekim'de ilk kez online  düzenleyeceklerini bildirdi.
 
Karasu, 2008'den bu yana İstanbul Moda Konferansı ile hazır giyim ve  tekstil sektörünün bütün tedarik zinciri halkalarını bir araya getirdiklerini, bu  yılki sloganı da "Fashion's Wake Up Call" olarak belirlediklerini kaydetti.
 
Konferansta küresel markaların temsilcileri ile salgında çok daha öne  çıkan, çevreye saygı, sürdürülebilirlik ve dijitalleşmede nerede olunduğunu,  nereye evrilinmesi gerektiğini, giyilebilir teknolojiler, akıllı kumaşlar ve  medikal tekstil gibi konuların mercek altına alınacağını anlatan Karasu,  sözlerini şöyle tamamladı:
"Tüketicilerin ‘kullan at’ tarzı ürünlerdense uzun süre  kullanılabilecek kıyafetlere ilgisinin arttığını gözlemliyoruz. Konferansın ilk  gününde bütün bu konularda Türkiye'yi bekleyen fırsatlar ve ev ödevlerimiz  hakkında ufuk açıcı sunumlar, tartışmalar ve yeni iş birlikleri oluşacağına  inanıyorum. İkinci günde ise firmalarımızla 50'ye yakın alım grubunun  temsilcilerini bu kez sanal ortamda buluşturacağız. Bu bölümde 1.000'in üzerinde  görüşme yapılacağını, alınacak siparişlerle hazır giyim ihracatımıza 250 milyon  dolarlık katkı yapacağımızı tahmin ediyoruz."

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık